21 Ağustos 2015 Cuma

Aybilge'nin Diş Buğdayı

   Merhabalar :)
  Her anına keyifle, hayretle, büyük mutluluklarla şahit olduğumuz Aybilge'mizin ilk yılında kutlama sırası minik incilerdeydi artık. Hazırlıklar, araya Ramazan ayının girmesi, davetlilerimizin tatilde oluşu derken 4 dişimiz çıkıvermişti bile. ;)


   Aslında hazırlıkların başlaması kışa dayanıyordu diyebilirim. Çünkü geçtiğimiz kış bir gün, Aybilge için alışveriş yaparken mint yeşili-pembe bir elbise beğenip, aynı renklerdeki kendi elbisemle anne-kız takımı yaparız, diş buğdayında da giyeriz diyerek onu almıştım. Ee elbise renkleri belli olunca tema otomatik olarak belirlenmiş oldu. Artık mint ve tabii ki olmazsa olmaz pembe üzerine yoğunlaşacaktık.

6 ay kınamız sazlı sözlü olunca ilk olarak aklıma @byprimarima Ebru Hanım'a tef yaptırmak geldi. Elbise detaylarımızla harika bir anı oldu bizim için. Davetlilerimizin de oldukça ilgisini çekti. Bebeklere meslekleri temsil eden çeşitli objeler sunup seçtiği objeyle gelecekteki mesleğini belirleyeceği -kısaca meslek oyunu diyelim.- oyun için ise meslek kartlarını tercih ettim. İlk başlarda tercihim objeden yanaydı ama istediklerim evde olmayınca kartta karar kıldım.

Kartlarımızı Karpuz Tasarım'ın sahibi severek takip ettiğim Özlem Hanım hazırladı. Süslemeler için yine mint ve pembe renkte pelur kağıtlar alıp ponponlar hazırladık. Eminönü'nden de hazır birkaç adet kağıt süsleme alıp ponponlarla birlikte astık. Aynı renklerde balonları salona serpiştirdik. "Aybilge'nin Diş Buğdayı" yazılı bannerı, su şişesi kağıtlarını, el pankartlarını ve stickerları babamızla birlikte ince eleyip sık dokuyarak hazırladık ;)



İkramların ve hediyeliklerin tek bir masaya sığmayacağını düşünerek bir şeker büfesi hazırlamak geldi aklımıza. Buğday berekettir diyerek minik cam şişelere doldurup, kurdele, tül ve ayna üzerine Aybilge yazısıyla süsledik. Diş şeklinde notluklar, ilk dişim çubukları diğer hediyeliklerimiz arasındaydı. Şeker büfesini diş şeklinde jelibonlar, pufpuf kızlar ve çeşitli marshmallowlar ile çeşitlendirdik. Şeker büfesine yerleştirmek üzere bir diş panosu da hazırladık.



Bu panoda Aybilge'nin 4 dişinin çıkış tarihi yer alıyordu. Pano görsellerini tema renkleriyle hazırlayıp farklı bir detay yakaladık. Diş kurabiyelerini, 6 ay kınamızda olduğu gibi yine ben hazırladım. Diş ve diş fırçası şeklinde iki çeşit kurabiyemiz vardı. Fırça şeklinde olanları, minik kovalar içerisindeki gerçek diş fırçalarıyla birlikte ferforje ağaca asarak sunduk. Zencefil ve tarçın aromalı kurabiyeler pek bir sevildi. 

   
  Vee gelelim pastaya... Buğday tarihine karar verirken hem bana hoş bir anı olsun, hem de ikili bir kutlama olsun diye doğum günüm olan 8 Ağustos'u tercih etmiştik. Bu sebeple esprili bir not eklettik pastamıza. Merve Hanım (Instagram hesabı "KurabiyeciMerve") son 2 gün kala siparişimizi geri çevirmeyip, her bir detayına özenip, buğdayımıza çok ama çok şirin ve lezzetli bir pasta yaptı. Figürü hala saklıyoruz ;)

 
İkramların büyük çoğunluğu ise canım annemdendi. Birbirinden lezzetli tatlı ve tuzlu yiyecekler hazırladı misafirlerimiz için. Aybilge'nin diş buğdayını da tabii ki o pişirdi. Buğdayları kaselere koyup, tatlandırmayı misafirlerin damak tadına bıraktık. M&m's, kuruyemiş, pudra şekeri, tuz, pulbiber ve nane seçenekler arasındaydı.


Buğdayın yapıldığı gün: Her şeyden önce giyinip, süslenip babamızla birlikte fotoğraf çekimimizi yaptık. Misafirlerimiz geldikçe enerjimiz yükseldi, evimiz şenlendi. Aybilge kuzumun birbirinden tatlı bebek arkadaşları sayesinde buğdayımız çok daha bebek kokulu geçti :) Meslek oyunu öncesi Aybebek yorgunluktan uyuyakaldı. Uyanmasını sabırsızlıkla bekledik ve kartları hazırladık. Kartları görünce heyecanlanan Aykuzu önce güzellik kraliçesi kartını, sonrada aşçı kartını seçti. Babasının gönlünden astronot kartı geçse de olmadı maalesef :D
    Gün bitiminde mutluyduk, hem de çok. Sevdiklerimizle bir arada olmak, kızım için güzel ve anlamlı bir günü kutlamak bize çok iyi gelmişti. Misafirlerimizi de memnun bir şekilde yolculayıp, getirdikleri birbirinden özenli hediyeleri açıp günü tamamladık. (Bunlara hedik hediyesi deniyor.) 


   Annem ve eşim olmasaydı bunların hiçbirini yetiştiremezdim doğrusu. Geç saatlere kadar evi mis kokularla donatan canım annem ve patlatma pahasına da olsa gece yarısına kadar benimle balon şişiren eşime kocaman teşekkür ediyorum bir de buradan :)) Ve hazırlık aşamasında bana birbirinden güzel ve farklı fikirler veren arkadaşlarım sizler de iyi ki varsınız, çok ama çok teşekkürler.
  Aybilge'nin kutlamalarına bir çizik daha attık. Sıradaki gelsin ;)

  Sevgiler,
  Ayolelut

24 Haziran 2015 Çarşamba

Bebek Ekmek


   Merhabalar :)
Dün sabah Aybilge'ye yemeklerinin yanına eşlik etsin diye minik minik ekmekler yaptım. İlk denemem olduğu için ölçüyü ufak tuttum. Hamuru mayaladıktan sonra ikiye ayırıp birkaç tane de kendimize pişirdim. Sıcacık, taptaze ve leziz minik ekmeklerimiz oldu. Tarif ise şöyle:

-1 paket instant maya,
-3 yemek kaşığı yulaf unu (tepeleme),
-2 yemek kaşığı tereyağ,
-1 su bardağı ılık su,
-Alabildiğine tam buğday unu,
-Üzerine isteğe bağlı yulaf ezmesi (kendimiz için haşhaş).

Instant maya, ılık su ve tereyağ yoğurma kabına alındıktan sonra önce yulaf unu ardından tam buğday unu eklenir. Yumuşak bir kıvam alana kadar yoğurulur. 1 saat üzeri kapatılıp mayalanmaya bırakılır. 180 derecede 20-25 dakika pişirilir. Bebek için tarif bu şekilde. Eğer sizde benim gibi kendinize de yapmak isterseniz; bir kısmını ayırabilir, tuz atabilir, üzerine haşhaş dökerek pişirebilirsiniz. Bu arada tarif canım annemden. Kendisi Aybilge ek gıdaya geçtikten sonra tarifleriyle ve pişirdikleriyle elinin lezzetini ikiye katladı. (Tekrar teşekkürler annecim;)

Sevgiler,
Ayolelut

17 Haziran 2015 Çarşamba

Balkabağı Köftesi

   Merhaba :)
Ek gıdaya geçmeden önce brokoli ve karnabahar ile birlikte buzluğa attıklarım arasında balkabağı da vardı. Bugün Aybilge öğle uykusundayken hemen bir dilim çıkarıp, hazırladım kızımın köftesini. Uyanınca sarımsaklı yoğurtla birlikte yedi.
Peki ne var bakalım bu köftenin içinde:
1 dilim orta büyüklükte balkabağı,
1 yumurta sarısı,
1 tatlı kaşığı ruşeymli irmik (Makarna Lütfen),
1 tatlı kaşığı pirinç unu,
1/2 su bardağı tam buğday unu,
Birkaç yaprak maydonoz,
1 küçük kuru soğan,
1 sap yeşil soğan,
1/2 çay kaşığı kimyon.
   Balkabağı ve kuru soğanı ayrı ayrı rendeleyip suyunu sıktım. Birer birer diğer malzemeleri ekleyip, yuvarlak şekil verdim. Tavada birkaç damla zeytinyağda kızarttım. (İsteğe bağlı fırınlanabilir.)
Tüm bebeklere afiyetle :)

Sevgiler,
Ayolelut

3 Haziran 2015 Çarşamba

Bebek Mücver


   Mutlu Günler :)
Ek gıdaya geçişimizle her öğün yeni tatlar deniyoruz. Hem damak tadı oluşsun hem besleyici olsun hem farklı yiyecekler pişireyim derken bir de baktım ki 9. ayın içindeyiz. İlk başlarda nasıl olacak? Yedirebilecek miyim? Sevecek mi? derken bir düzen kurduk. Baby led weaning yani kendi kendi besleme, kendini doyurma anlamını taşıyan metodla bazı öğünleri birleştirince ortaya keyifli anlar çıktı. Kabak mücver blw'ye uygun bir tarif. Mücveri direkt bebeğin eline verebilir veya ufak parçalara ayırıp mama sehpasında sunabilirsiniz. Aybilge öğününü kendisi yese de asla yalnız kalmıyor. Ben ya da babası yanında olup, destekliyoruz. Örneğin; mücveri kendi yiyor ama aralarda yoğurdu kaşıkla veriyoruz ya da meyve suyunu içiriyoruz. Sıkıldığı veya yere atmaya başladığı an zorlamıyoruz. Unutmuyoruz ki nerede, ne zaman, ne yiyeceğine biz; ne kadar yiyeceğine kızımız karar veriyor. (3N-1N Kuralı)
Ve bugünün öğle yemeği Fırında Kabak Mücver. Adından da anlaşılacağı gibi kızartmak yerine fırında pişirmeyi tercih ettim. Hazırlaması ve pişmesi dahil yalnızca yarım saatimi aldı. Malzemeler ise şöyle:

-1 orta boy kabak (rendelenip, suyu sıkılmış),
-1 dal yeşil soğan (ince kıyılmış),
-1 ufak kuru soğan (rendelenip, suyu sıkılmış,
-1 diş sarımsak (rendelenmiş),
-Birkaç yaprak maydonoz,
-Birkaç yaprak dereotu,
-1 yemek kaşığı ev yapımı lor peynir,
-1 yumurta sarısı,
-1 yemek kaşığı organik pirinç unu (ben City Farm kullanıyorum),
-1 yemek kaşığı ruşeymli irmik (Makarna Lütfen),
-1 çay kaşığı kimyon,
-1 tatlı kaşığı zeytinyağ,
-1 tatlı kaşığı Hipp 7 tahıllı ek gıda (isteğe bağlı).

   Tüm bu malzemeleri derin bir kapta yoğurup, kıvamını ayarlayıp, yuvarlak şekil verdim. Fırında 180 derecede 15 dakika kadar pişirdim. Yanına yoğurt ve elma suyu hazırladım. 2.5 köfteyle yoğurdun tamamı yedi bebeğim. Elma suyunuda aralarda içip öğününü tamamladı :)
Bebeklerin çok seveceği bir tarif olacağını umuyorum. Afiyetle :)

Sevgiler,
Ayolelut

Bebek Mercimek Köftesi


   Merhabalar :)
Geçtiğimiz hafta içi çok tatlı iki misafirimiz vardı. Kız kıza bol sohbetli, keyifli bir gün geçirdik. Aybilge de mama sandalyesiyle masadaki yerini aldı, bize eşlik etti :) Hem misafirlere ikram hem de kızıma öğle öğünü olsun diye mercimek köfte yapmak geldi aklıma o gün. Bizim yediğimiz tatları bebeğimin yiyeceği şekile uyarlayıp, öğün yapmak bu sıralar favorim zaten :) "Peki nasıl yaptın bu köfteleri?" derseniz: Kendimize hazırladığım kırmızı mercimek ve ince bulgurlu harçtan bir avuç kadar ayırıp aşağıdaki malzemeleri ekledim. (1 su bardağı kırmızı mercimeğe, yarım su bardağı ince bulgur ölçüsüyle)

-1 küçük dal yeşil soğan (çok ince kıyılmış),
-Birkaç yaprak maydonoz,
-1/2 çay kaşığı kimyon,
-1 tatlı kaşığı Hipp 7 tahıllı ek gıda (eklenmeyebilir),
-1 tatlı kaşığı zeytinyağ.

   Ayırdığım mercimekli bulgurlu pişmiş harca tüm malzemeleri ekleyip, hafifçe yoğurdum. Köfte şekli verip Aybilge'nin beğenisine sundum. Dört köfteden ikisini bitirdi, annesini mutlu etti :D

Sevgiler,
Ayolelut

14 Mayıs 2015 Perşembe

Ezo Bebek Çorbası


   Geçtiğimiz hafta Aybilge'ye anneannesi nefis bir çorba yaptı. (Kalanını yine ben yedim tabii ki :)) Adını da "Ezo Bebek" koydum. İçinde bakliyat, sebze ve kuzu kıyma var. Bu besleyici çorbanın tarifini bebişler için yazıyorum.

-1 yemek kaşığı kırmızı mercimek,
-1 yemek kaşığı bulgur,
-1 yemek kaşığı pirinç,
-1 ufak patates,
-1 ufak soğan,
-1/2 havuç,
-1 diş sarımsak,
-1 yemek kaşığı iyi çekilmiş kuzu kıyma,
-1 yemek kaşığı zeytinyağ,
-1 çay kaşığı kuru nane.

   Çorbalık malzemeleri düdüklüde 10 dakika kadar pişirdi annem. Kıymayı ise ayrı bir tencerede iyice kavurdu. Hafifçe blenderdan geçirdiği çorbaya ekleyip 5 dakika daha pişirip dinlenmeye bıraktı. Biz çok sevdik bu çorbayı, bizim evde sık sık pişer artık :) Ek gıda serüveninde ilerleyen tüm anne ve bebeklere afiyet olsun.

Sevgiler,
Ayolelut

12 Mayıs 2015 Salı

6 Ay Kınası


   Kına; birbirinden renkli, farklı ve güzel gelenekleri olan kültürümüzde önemli bir yere sahip. Evlenecek gelin ve damada, askere gidecek gençlere, sünnet olmadan önce erkek çocuklara yakılan kına; Ege bölgesi'nde 6 ayını dolduran yani yarım yaşında olan kız bebeklere, ailesine bereket getirsin, hayırlı, sağlıklı bir ömrü olsun diye yakılıyor. Bebeklere isteğe göre bindallı veya kırmızı bir elbise giydiriliyor. Ev süsleniyor, ikramlar ve hediyelikler hazırlanıyor. Aile dostlarından biri veya annenin bir arkadaşı "Kına Annesi" oluyor. Gelirken bebeğe ufak bir hediye getiriyor ve kınasını yakıyor. Sonra müzikli, sazlı, sözlü eğlence başlıyor. 



   Bizim 6 ayımızı doldurmamızın üzerinden 1 ay geçti. Bu kınayı yakacaktık, kaçarı yoktu :D İstanbul'da mı? Ankara'da mı? Gündüz mü? Gece mi? yakalım derken sonunda Ankara'da geçtiğimiz hafta organize olabildik. Misafirlerimizi davet ederken bol bol "Aa bebek kınası neymiş?" , "6 ay kınası mı?" , "Her ay kutlama yapıyorsunuz, bu da öyle birşey mi?" cümlelerini duyduk :))
   Hazırlıklara gelinceeee :) Ben kurabiye malzemelerini alarak ve kağıt süslerin çıktılarını alarak başladım. Kokulu sabunları instagram'da buketin_kokulu_sabunlari sayfasının sahibesi Buket hanım'a yaptırdım. 


Konsept kaftan olunca bir de keçeden lavantalı magnetler hazırladık. Kurabiyeleri birkaç gün önce pişirip, süsleyip, paketledik. Peçeteleri kaftan şeklinde kestik. Kırmızı bonbonlar aldık. Pastayı da benim yapmam planlanıyordu ama annem çok cici bir sürpriz yaptı. Pastalarına bayıldığım ve hatta nişan pastamızı yaptırdığımız Angora Pastanesi'ne sipariş vermiş. -Üzerinde tüllü tokalı, tütü etekli minik figürü olan kına pastası eve geldiğinde sevinçten ve şaşkınlıktan çığlık attık- İkramların çoğunu bir gece önceden hazırladık. Tüm bu hazırlıkları yaparken; dedem, anneannem, teyzem, kuzenim ve tabii ki canım annem yardım etti bana. Her birini ailecek keyifle yaptık. -Böyle özel günlere hazırlanırken biriktirdiğim anıların yeri ayrıdır bende-Aybilge'm ise neşeli ve şaşkın gözlerle izledi bizi. Bazen sıkılıp ağladığı da oldu.






















Kına günü evin salonuna banner ve balonları asmamızın ardından Aysultanım bindallısını giydi, bizler de hazırlanıp misafirleri beklemeye başladık. Bindallının tülü, pulu dikkatini fazlasıyla çekti kuzumun. Fakat fazla ilgiden ve elbiseden olsa gerek biraz durgundu. İlerleyen saatlerde keyfi yerine geldi. Sohbet ve ikramın ardından minik ellerine kınası yakıldı, el gülü takıldı. (Eğer hemen yemeye çalışmasaydı kınası biraz tutacaktı ama elini ağzına götürmekte ısrarlı çıkınca yıkamak zorunda kaldım.) Kına annemiz bir aile dostumuzdu ve oldukça heyecanlıydı. Aybilge için güzel dileklerde bulundu, hediyesini verdi :) Bir kasenin içine kardığımız kınadan isteyenler hemen ellerine yaktı, ardından hediyelerimiz dağıtıldı. Minik misafirler de pasta için sabırsızlanmaya başlayınca bol fotoğraf çekimi eşliğinde pastamız kesildi. Sonrası tam gaz kız kıza eğlence :)) 



İsim koyma töreni, 40 mevlüdü, Yarım yaş partisi, 6 ay kınası derken muhteşem ilk yılımımızı yarıladık. Şimdi sırada Diş buğdayı partisi var. Kaşınan dişler öyle söylüyor ;)


Sevgiler,
Ayolelut