bebekle hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bebekle hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Aralık 2015 Salı

Bebek Çubuk Krakeri (+1 yaş)

   Merhabalar :)
Aybilge ile alışverişe, parka, dolaşmaya çıktığımızda eğer bebek arabasında ise bir şeyler yemeyi çok seviyor. Bu yüzden bazen taze ya da kuru meyve alıyorum yanıma. Geçtiğimiz haftalarda ise bir anne bebeğine çubuk kraker verirken Aybilge'ye de uzattı. "Ambalajlı gıda vermiyorum." demeye kalmadan bizimki  çoktan mideye indirdi krakerleri. Anladım ki çok sevdi. Hal böyle olunca bendeniz eve dönünce tuzlu kurabiye tariflerimi şöyle bir karıştırıp, içine bir şeyler ekleyip çıkarıp, tırtıl kurabiye kalıbımı kullanıp fotoğrafta görmüş olduğunuz krakerleri pişirdim. Tarife gelince:

 
   Malzemeler
125 gr tereyağ,
1/2 çay bardağı ev yoğurdu,
1 çay bardağı süt,
1/2 çay bardağı sıvıyağ,
1 yumurta beyazı (sarısı üzerine),
İsteğe bağlı olarak çörek otu ve susam (Bence mutlaka ekleyin ;)),
Çay kaşığının ucuyla karbonat veya kabartma tozu,
1 çay kaşığı tuz,
Yulaf unu ve tam buğday unu.

   Yapılışı
Oda sıcaklığında iyice yumuşamış tereyağ, yumurta beyazı, yoğurt ve süt çırpılır. Diğer malzemeler birer birer eklenerek ele yapışmayacak kıvamda bir hamur elde edilir. Hamur yaklaşık 20 dk buzdolabında bekletildikten sonra ister elle ister benim kullandığım tırtıl kurabiye kalıbı kullanılarak şekil verilir. Eğer elle şekil verilecekse yağlı kağıt üzerinde uzunlamasına yuvarlanabilir. Üzerine yumurta sarısı sürüldükten sonra 180°de kızarana kadar pişirilir. 

   Bebeklerin seveceği bir tarif olduğunu düşünüyorum. Hamurun bir kısmını kendiniz için ayırıp tuz miktarını artırıp, pulbiber, kekik vs. ekleyip kuru pasta tadı yakalayabilirsiniz.

   Afiyetle,
   Sevgiler,
   Ayolelut :)


21 Ağustos 2015 Cuma

Aybilge'nin Diş Buğdayı

   Merhabalar :)
  Her anına keyifle, hayretle, büyük mutluluklarla şahit olduğumuz Aybilge'mizin ilk yılında kutlama sırası minik incilerdeydi artık. Hazırlıklar, araya Ramazan ayının girmesi, davetlilerimizin tatilde oluşu derken 4 dişimiz çıkıvermişti bile. ;)


   Aslında hazırlıkların başlaması kışa dayanıyordu diyebilirim. Çünkü geçtiğimiz kış bir gün, Aybilge için alışveriş yaparken mint yeşili-pembe bir elbise beğenip, aynı renklerdeki kendi elbisemle anne-kız takımı yaparız, diş buğdayında da giyeriz diyerek onu almıştım. Ee elbise renkleri belli olunca tema otomatik olarak belirlenmiş oldu. Artık mint ve tabii ki olmazsa olmaz pembe üzerine yoğunlaşacaktık.

6 ay kınamız sazlı sözlü olunca ilk olarak aklıma @byprimarima Ebru Hanım'a tef yaptırmak geldi. Elbise detaylarımızla harika bir anı oldu bizim için. Davetlilerimizin de oldukça ilgisini çekti. Bebeklere meslekleri temsil eden çeşitli objeler sunup seçtiği objeyle gelecekteki mesleğini belirleyeceği -kısaca meslek oyunu diyelim.- oyun için ise meslek kartlarını tercih ettim. İlk başlarda tercihim objeden yanaydı ama istediklerim evde olmayınca kartta karar kıldım.

Kartlarımızı Karpuz Tasarım'ın sahibi severek takip ettiğim Özlem Hanım hazırladı. Süslemeler için yine mint ve pembe renkte pelur kağıtlar alıp ponponlar hazırladık. Eminönü'nden de hazır birkaç adet kağıt süsleme alıp ponponlarla birlikte astık. Aynı renklerde balonları salona serpiştirdik. "Aybilge'nin Diş Buğdayı" yazılı bannerı, su şişesi kağıtlarını, el pankartlarını ve stickerları babamızla birlikte ince eleyip sık dokuyarak hazırladık ;)



İkramların ve hediyeliklerin tek bir masaya sığmayacağını düşünerek bir şeker büfesi hazırlamak geldi aklımıza. Buğday berekettir diyerek minik cam şişelere doldurup, kurdele, tül ve ayna üzerine Aybilge yazısıyla süsledik. Diş şeklinde notluklar, ilk dişim çubukları diğer hediyeliklerimiz arasındaydı. Şeker büfesini diş şeklinde jelibonlar, pufpuf kızlar ve çeşitli marshmallowlar ile çeşitlendirdik. Şeker büfesine yerleştirmek üzere bir diş panosu da hazırladık.



Bu panoda Aybilge'nin 4 dişinin çıkış tarihi yer alıyordu. Pano görsellerini tema renkleriyle hazırlayıp farklı bir detay yakaladık. Diş kurabiyelerini, 6 ay kınamızda olduğu gibi yine ben hazırladım. Diş ve diş fırçası şeklinde iki çeşit kurabiyemiz vardı. Fırça şeklinde olanları, minik kovalar içerisindeki gerçek diş fırçalarıyla birlikte ferforje ağaca asarak sunduk. Zencefil ve tarçın aromalı kurabiyeler pek bir sevildi. 

   
  Vee gelelim pastaya... Buğday tarihine karar verirken hem bana hoş bir anı olsun, hem de ikili bir kutlama olsun diye doğum günüm olan 8 Ağustos'u tercih etmiştik. Bu sebeple esprili bir not eklettik pastamıza. Merve Hanım (Instagram hesabı "KurabiyeciMerve") son 2 gün kala siparişimizi geri çevirmeyip, her bir detayına özenip, buğdayımıza çok ama çok şirin ve lezzetli bir pasta yaptı. Figürü hala saklıyoruz ;)

 
İkramların büyük çoğunluğu ise canım annemdendi. Birbirinden lezzetli tatlı ve tuzlu yiyecekler hazırladı misafirlerimiz için. Aybilge'nin diş buğdayını da tabii ki o pişirdi. Buğdayları kaselere koyup, tatlandırmayı misafirlerin damak tadına bıraktık. M&m's, kuruyemiş, pudra şekeri, tuz, pulbiber ve nane seçenekler arasındaydı.


Buğdayın yapıldığı gün: Her şeyden önce giyinip, süslenip babamızla birlikte fotoğraf çekimimizi yaptık. Misafirlerimiz geldikçe enerjimiz yükseldi, evimiz şenlendi. Aybilge kuzumun birbirinden tatlı bebek arkadaşları sayesinde buğdayımız çok daha bebek kokulu geçti :) Meslek oyunu öncesi Aybebek yorgunluktan uyuyakaldı. Uyanmasını sabırsızlıkla bekledik ve kartları hazırladık. Kartları görünce heyecanlanan Aykuzu önce güzellik kraliçesi kartını, sonrada aşçı kartını seçti. Babasının gönlünden astronot kartı geçse de olmadı maalesef :D
    Gün bitiminde mutluyduk, hem de çok. Sevdiklerimizle bir arada olmak, kızım için güzel ve anlamlı bir günü kutlamak bize çok iyi gelmişti. Misafirlerimizi de memnun bir şekilde yolculayıp, getirdikleri birbirinden özenli hediyeleri açıp günü tamamladık. (Bunlara hedik hediyesi deniyor.) 


   Annem ve eşim olmasaydı bunların hiçbirini yetiştiremezdim doğrusu. Geç saatlere kadar evi mis kokularla donatan canım annem ve patlatma pahasına da olsa gece yarısına kadar benimle balon şişiren eşime kocaman teşekkür ediyorum bir de buradan :)) Ve hazırlık aşamasında bana birbirinden güzel ve farklı fikirler veren arkadaşlarım sizler de iyi ki varsınız, çok ama çok teşekkürler.
  Aybilge'nin kutlamalarına bir çizik daha attık. Sıradaki gelsin ;)

  Sevgiler,
  Ayolelut

14 Mayıs 2015 Perşembe

Ezo Bebek Çorbası


   Geçtiğimiz hafta Aybilge'ye anneannesi nefis bir çorba yaptı. (Kalanını yine ben yedim tabii ki :)) Adını da "Ezo Bebek" koydum. İçinde bakliyat, sebze ve kuzu kıyma var. Bu besleyici çorbanın tarifini bebişler için yazıyorum.

-1 yemek kaşığı kırmızı mercimek,
-1 yemek kaşığı bulgur,
-1 yemek kaşığı pirinç,
-1 ufak patates,
-1 ufak soğan,
-1/2 havuç,
-1 diş sarımsak,
-1 yemek kaşığı iyi çekilmiş kuzu kıyma,
-1 yemek kaşığı zeytinyağ,
-1 çay kaşığı kuru nane.

   Çorbalık malzemeleri düdüklüde 10 dakika kadar pişirdi annem. Kıymayı ise ayrı bir tencerede iyice kavurdu. Hafifçe blenderdan geçirdiği çorbaya ekleyip 5 dakika daha pişirip dinlenmeye bıraktı. Biz çok sevdik bu çorbayı, bizim evde sık sık pişer artık :) Ek gıda serüveninde ilerleyen tüm anne ve bebeklere afiyet olsun.

Sevgiler,
Ayolelut

27 Nisan 2015 Pazartesi

Bebekle Kına - Düğün

Çok ama çok bal bir vesileyle Ankara'ya geldik birkaç gün önce. Çocukluk arkadaşım canım Burcu'mun düğünü için ☺ Sürpriz yapıp kına gecesinde karşısına çıkacaktık ama instagram paylaşımlarından yakalandık.
Aybilge bebeğimle uyku rutinlerimiz şimdiye değin hiç bozulmadığından (evet, akşam gezmelerine nadiren gidiyoruz. Misafirleri 20.30 dan sonra ağırlıyoruz.) gece davetleri için bazı endişelerim vardı. Annem, anneannem, teyzem ve hatta kuzenim "Biz bebişe bakalım, sen git, eğlen" dedilerse de yapamadım. Aybilge'ye muhteşem ilk yılında yeni ilklerini yaşatmaya karar verdim 👍
Bebek arabamızı İstanbul'dan getirmediğim için önce bebişli komşumuzdan araba temin ettim (Teşekkürler komşucum) Aykuzu öğle uykusundayken yoğurt çorbasını pişirip kavanoza doldurdum, kaşığını, mama kabını ve meyvesini de hazırlayıp bir kenara koydum. Giyeceği kıyafeti, yedeklerini, çanta eksiklerini hazırlarken uyandı. Hemen bir emzirmenin ardından oyun halısına bırakıp, kuzenime emanet edip kuaför olayını halletmeye gittim. (Giderken nereye gittiğimi, hemen döneceğimi her zaman söylerim minik meleğime 😉) Saçım yapılırken aradığımda asayiş berkemaldi. (Gerçekten 1 kez aradım, 1500 kez aramıyorum artık) Eve dönünce çıkmak için epey zamanımız vardı. Biraz oynadık, öptüm, kokladım. Üzerimi giymeden tekrar emzirdim, altını değiştirip hazırlandım. Kıyafet ve ayakkabı seçerken eskisi gibi değil de, rahat eğilip doğrulabileceğim, bebekle ilgilenirken beni daraltmayacak, daha ufak topuklu parçalar seçtim. Sırt çantamla kombinimi tamamladım ve en son Aykızımın cicilerini giydirdim (Çıkmadan önce kusma ihtimaline karşı). Evde hızlıca bir tur atıp, çantayı kontrol edip taksiyi aradım. Artık hazırdık. (Annem hepimizden hızlı çıktı, işten gelip jet gibi hazırlandı 😀)
Salona gittiğimizde yerleşip etrafı şöyle bir taradım: Bebekle ilgilenebileceğim bir yer var mı? diye ve bulunca eğlence başladı 😉 Yemek yenene kadar uyudu Aybilge, daha sonra davullar, zurnalar, halaylar, kına yakma derken uyandı. Gelip gidip çorbasını yedirdim, anneannesi ilgilendi, ritm tuttu, eğlendi, emzirdim derken tekrar uyudu. Taa ki eve gelene kadar. Ağlarsa hemen döneriz diye düşünerek gittiğimiz kına gecesinden gece yarısı döndük.
Ertesi gün düğün saatinden önce anneannemizle programımız vardı. Günün büyük bir kısmını dışarıda geçirip, düğüne hazırlandık. Kına gecesinde zorlanmamanın rahatlığıyla püremizi, meyvemizi çantamıza koyup gittik. Canım Burcu'mun her an yanında olmak için düğünün ilk anından sonuna kadar salonda kaldık. Alt değiştirme ve emzirme için bu kez sanatçı odasını kullandık. Minnoşumun uykusu yüksek sesten dolayı (kına gecesindekinden epey fazlaydı) uzun soluklu olmasa da yormadı bizi. Yemekte masadaki salatalıkları ve limonları yedi, elinden alınınca ağladı, ağlarken fotoğrafı çekildi, gelin ve damatla selfie yaptı, kucak kucak gezdi. Çok sevildi, çok gülücük attı, iki alkış dolu günün sonunda alkış yapmayı öğrendi. (Ağlarken bile alkış yapıyor artık 😂) Bana iyi ki dedirtti. İyi ki. İyi ki var benim minik yavrum. Minicik bedeniyle her yere her şeye uyum sağlayan, bir başkasının kucağındayken benimle göz temasını kaybetmemeye çalışan, yorulunca başını boynuma gömen, mis kokulum...
İşte böyle geçti kına-düğün koşturmacamız. Hem sevdiklerimizin en mutlu günlerinde yanlarında olduk hem de bebekle hayata karışma konusunda yeni tecrübeler edindik. Ertesi sabah erkenden kalkıp lise arkadaşımla kahvaltıya gitmemizde başka bir post konusu olsun.✌

Sevgiler,
Ayolelut



15 Nisan 2015 Çarşamba

Bebek Bisküvisi


Aybilge'nin yoğurduna ve meyve pürelerine eklemek, diş etlerini kaşısın diye eline tutuşturmak için güzel bir tarif buldum ve ilk bebek bisküvisini pişirdim minik Aykuzuma :) Tarifte yumurta ve şeker yok. Bebeğim için hazırladığım ek gıda tariflerinin içinde bir yaşına kadar şeker olmayacak. Bir yaşından sonra ise ev yapımı pekmez ve reçel, güvenilir üretimli bal ile yavaş yavaş tanışacak.
Gelelim bebek bisküvimizin tarifine:

- 2 çay bardağı tam buğday unu,
- 2 çay bardağı pirinç unu,
- 1/2 çay bardağı irmik,
- 3 çorba kaşığı tereyağ,
- 2 çorba kaşığı ev yapımı yoğurt,
- 1 adet muz (veya istenilen bir meyve),
175 derecede 20 dakikada pişiyor. Mutfak mis gibi kokuyor, bebişler afiyetle yiyip büyüyor. :)

Sevgiler,
Ayolelut