6 ay kınası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6 ay kınası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Mayıs 2015 Salı

6 Ay Kınası


   Kına; birbirinden renkli, farklı ve güzel gelenekleri olan kültürümüzde önemli bir yere sahip. Evlenecek gelin ve damada, askere gidecek gençlere, sünnet olmadan önce erkek çocuklara yakılan kına; Ege bölgesi'nde 6 ayını dolduran yani yarım yaşında olan kız bebeklere, ailesine bereket getirsin, hayırlı, sağlıklı bir ömrü olsun diye yakılıyor. Bebeklere isteğe göre bindallı veya kırmızı bir elbise giydiriliyor. Ev süsleniyor, ikramlar ve hediyelikler hazırlanıyor. Aile dostlarından biri veya annenin bir arkadaşı "Kına Annesi" oluyor. Gelirken bebeğe ufak bir hediye getiriyor ve kınasını yakıyor. Sonra müzikli, sazlı, sözlü eğlence başlıyor. 



   Bizim 6 ayımızı doldurmamızın üzerinden 1 ay geçti. Bu kınayı yakacaktık, kaçarı yoktu :D İstanbul'da mı? Ankara'da mı? Gündüz mü? Gece mi? yakalım derken sonunda Ankara'da geçtiğimiz hafta organize olabildik. Misafirlerimizi davet ederken bol bol "Aa bebek kınası neymiş?" , "6 ay kınası mı?" , "Her ay kutlama yapıyorsunuz, bu da öyle birşey mi?" cümlelerini duyduk :))
   Hazırlıklara gelinceeee :) Ben kurabiye malzemelerini alarak ve kağıt süslerin çıktılarını alarak başladım. Kokulu sabunları instagram'da buketin_kokulu_sabunlari sayfasının sahibesi Buket hanım'a yaptırdım. 


Konsept kaftan olunca bir de keçeden lavantalı magnetler hazırladık. Kurabiyeleri birkaç gün önce pişirip, süsleyip, paketledik. Peçeteleri kaftan şeklinde kestik. Kırmızı bonbonlar aldık. Pastayı da benim yapmam planlanıyordu ama annem çok cici bir sürpriz yaptı. Pastalarına bayıldığım ve hatta nişan pastamızı yaptırdığımız Angora Pastanesi'ne sipariş vermiş. -Üzerinde tüllü tokalı, tütü etekli minik figürü olan kına pastası eve geldiğinde sevinçten ve şaşkınlıktan çığlık attık- İkramların çoğunu bir gece önceden hazırladık. Tüm bu hazırlıkları yaparken; dedem, anneannem, teyzem, kuzenim ve tabii ki canım annem yardım etti bana. Her birini ailecek keyifle yaptık. -Böyle özel günlere hazırlanırken biriktirdiğim anıların yeri ayrıdır bende-Aybilge'm ise neşeli ve şaşkın gözlerle izledi bizi. Bazen sıkılıp ağladığı da oldu.






















Kına günü evin salonuna banner ve balonları asmamızın ardından Aysultanım bindallısını giydi, bizler de hazırlanıp misafirleri beklemeye başladık. Bindallının tülü, pulu dikkatini fazlasıyla çekti kuzumun. Fakat fazla ilgiden ve elbiseden olsa gerek biraz durgundu. İlerleyen saatlerde keyfi yerine geldi. Sohbet ve ikramın ardından minik ellerine kınası yakıldı, el gülü takıldı. (Eğer hemen yemeye çalışmasaydı kınası biraz tutacaktı ama elini ağzına götürmekte ısrarlı çıkınca yıkamak zorunda kaldım.) Kına annemiz bir aile dostumuzdu ve oldukça heyecanlıydı. Aybilge için güzel dileklerde bulundu, hediyesini verdi :) Bir kasenin içine kardığımız kınadan isteyenler hemen ellerine yaktı, ardından hediyelerimiz dağıtıldı. Minik misafirler de pasta için sabırsızlanmaya başlayınca bol fotoğraf çekimi eşliğinde pastamız kesildi. Sonrası tam gaz kız kıza eğlence :)) 



İsim koyma töreni, 40 mevlüdü, Yarım yaş partisi, 6 ay kınası derken muhteşem ilk yılımımızı yarıladık. Şimdi sırada Diş buğdayı partisi var. Kaşınan dişler öyle söylüyor ;)


Sevgiler,
Ayolelut



28 Nisan 2015 Salı

Aybilge'nin 7. ayı


7. ayını Aybilge kuzu anlatıyor: :))
"Merhaba ben annemin Ayçöreği, babamın Ayprensesi, ailenin en küçüğü Aybilge. Artık büyüyorum, 7. ayımı kendim anlatmak istedim. Bu ay annem ve babam diş çıkarırım diye her gün ağzıma baktılar ama bende tık yok. Ağlayıp, huzursuzlanınca 'Diştendir, diş çıkarıyor' deyip durdular. Yerlerde yuvarlandım, yuvarlana yuvarlana salonu keşfettim. Yanımda birileri olunca oyun halımda oynayıp, yalnız kalınca gitmedik yer bırakmadım. Annem kenara köşeye yastık dizdi hep. Herkes yürüteçte yürüteç dese de almayacakmış, beni doğal sürece bırakacakmış. Hala desteksiz oturamıyorum, renk renk yastıklara yaslanıyorum. Ek gıdalarla beraber mama sandalyesinin masasını da yiyorum :) Damaklarımı orada bir güzel kaşıyorum. Yeni yeni mamalar yapıyorlar bana. En çok yoğurdu seviyorum. Annem gibi sebzeci, babam gibi ekşiciyim. Bıraksalar bir bütün limonu hüpletirimde 'Pişik olursun bebişim' deyip alıyorlar elimden. Aaa makarna sosundan tattırdılar bana, o ne güzel şeymiş baharatlı baharatlı. Büyüklerin mamaları bir harika dostum :D
Annem yalnız kahvaltı yapmayı sevmez hiç. Katır kutur sütlü birşey yiyor zaten. Artık birlikte kahvaltı yapıyoruz diye pek mutlu. Yumurta sarısı ve peynir, yanına da elma-armut suyu, ohh mis :) Blw varmış birde; herkesle masaya oturdum. Ne istersem mıncıkladım, canım isteyince ağzıma götürdüm. Annem kaşıkla çorba yedirirken kaşığı elinden çekip kendim yemeye çalıştım. Uğraşıyorum kendimi beslemek için.
Oyuncaklarıma daha dikkatli baktım, salıncaktan sıkıldım. Değişik oyunlar oynadık annimle, babişimle. Tonton kitap serisine bayıldım. Sayfalara pat pat vurdum, yemeye çalıştım. 'Minik kitapkurdu' dediler bana. Gözüm odamdaki kitaplıkta zaten :)
Babamla kanguruyla markete, avm'ye gidip baba-kız takıldık. Annemle sinemaya gidip bebişlerle ve annişlerle kaynaştık. Çengelköy'ü, Kadıköy'ü, Bostancı'yı, Maltepe'yi gördüm. Bir sabah uyandım ki Ankara'ya gelmişiz. Büyükanneanne ve büyükdedeme ne oyunlar yaptım neler? :))
Annemin çocukluk arkadaşının kınasına, düğününe gittim. Orada alkış yapmayı öğrendim, ara sıra tel sarar yaptım. Pek bir eğlendim. 7 aylık oldum artık, gece de gezeyim azıcık. Değil mi ama?
Bebek kınası yapacaklarmış anneannemler. Bindallı diye kırmızılı, pullu bir kıyafet aldılar bana. Onu giyecekmişim. Bebek kınası aşağı, bebek kınası yukarı. Hep bunu konuşuyorlar. Bakalım annem daha neler neler yapacak? Yine anlatırım hiç merak etmeyin." diyor Aybilge'm.

Sevgiler,
Ayolelut