14 Mayıs 2015 Perşembe
Ezo Bebek Çorbası
Geçtiğimiz hafta Aybilge'ye anneannesi nefis bir çorba yaptı. (Kalanını yine ben yedim tabii ki :)) Adını da "Ezo Bebek" koydum. İçinde bakliyat, sebze ve kuzu kıyma var. Bu besleyici çorbanın tarifini bebişler için yazıyorum.
-1 yemek kaşığı kırmızı mercimek,
-1 yemek kaşığı bulgur,
-1 yemek kaşığı pirinç,
-1 ufak patates,
-1 ufak soğan,
-1/2 havuç,
-1 diş sarımsak,
-1 yemek kaşığı iyi çekilmiş kuzu kıyma,
-1 yemek kaşığı zeytinyağ,
-1 çay kaşığı kuru nane.
Çorbalık malzemeleri düdüklüde 10 dakika kadar pişirdi annem. Kıymayı ise ayrı bir tencerede iyice kavurdu. Hafifçe blenderdan geçirdiği çorbaya ekleyip 5 dakika daha pişirip dinlenmeye bıraktı. Biz çok sevdik bu çorbayı, bizim evde sık sık pişer artık :) Ek gıda serüveninde ilerleyen tüm anne ve bebeklere afiyet olsun.
Sevgiler,
Ayolelut
Etiketler:
anne bebek,
anne olmak,
annelik,
anneyim,
aybilge büyürken,
aybilgemle hayat,
bebeğim,
bebeğim büyürken,
bebek çorbası,
bebek sofrası,
bebekle hayat,
ek besin,
ek gıda,
ek gıda serüveni,
mutfak,
sofra
12 Mayıs 2015 Salı
6 Ay Kınası
Kına; birbirinden renkli, farklı ve güzel gelenekleri olan kültürümüzde önemli bir yere sahip. Evlenecek gelin ve damada, askere gidecek gençlere, sünnet olmadan önce erkek çocuklara yakılan kına; Ege bölgesi'nde 6 ayını dolduran yani yarım yaşında olan kız bebeklere, ailesine bereket getirsin, hayırlı, sağlıklı bir ömrü olsun diye yakılıyor. Bebeklere isteğe göre bindallı veya kırmızı bir elbise giydiriliyor. Ev süsleniyor, ikramlar ve hediyelikler hazırlanıyor. Aile dostlarından biri veya annenin bir arkadaşı "Kına Annesi" oluyor. Gelirken bebeğe ufak bir hediye getiriyor ve kınasını yakıyor. Sonra müzikli, sazlı, sözlü eğlence başlıyor.
Bizim 6 ayımızı doldurmamızın üzerinden 1 ay geçti. Bu kınayı yakacaktık, kaçarı yoktu :D İstanbul'da mı? Ankara'da mı? Gündüz mü? Gece mi? yakalım derken sonunda Ankara'da geçtiğimiz hafta organize olabildik. Misafirlerimizi davet ederken bol bol "Aa bebek kınası neymiş?" , "6 ay kınası mı?" , "Her ay kutlama yapıyorsunuz, bu da öyle birşey mi?" cümlelerini duyduk :))
Hazırlıklara gelinceeee :) Ben kurabiye malzemelerini alarak ve kağıt süslerin çıktılarını alarak başladım. Kokulu sabunları instagram'da buketin_kokulu_sabunlari sayfasının sahibesi Buket hanım'a yaptırdım. Konsept kaftan olunca bir de keçeden lavantalı magnetler hazırladık. Kurabiyeleri birkaç gün önce pişirip, süsleyip, paketledik. Peçeteleri kaftan şeklinde kestik. Kırmızı bonbonlar aldık. Pastayı da benim yapmam planlanıyordu ama annem çok cici bir sürpriz yaptı. Pastalarına bayıldığım ve hatta nişan pastamızı yaptırdığımız Angora Pastanesi'ne sipariş vermiş. -Üzerinde tüllü tokalı, tütü etekli minik figürü olan kına pastası eve geldiğinde sevinçten ve şaşkınlıktan çığlık attık- İkramların çoğunu bir gece önceden hazırladık. Tüm bu hazırlıkları yaparken; dedem, anneannem, teyzem, kuzenim ve tabii ki canım annem yardım etti bana. Her birini ailecek keyifle yaptık. -Böyle özel günlere hazırlanırken biriktirdiğim anıların yeri ayrıdır bende-Aybilge'm ise neşeli ve şaşkın gözlerle izledi bizi. Bazen sıkılıp ağladığı da oldu.


Kına günü evin salonuna banner ve balonları asmamızın ardından Aysultanım bindallısını giydi, bizler de hazırlanıp misafirleri beklemeye başladık. Bindallının tülü, pulu dikkatini fazlasıyla çekti kuzumun. Fakat fazla ilgiden ve elbiseden olsa gerek biraz durgundu. İlerleyen saatlerde keyfi yerine geldi. Sohbet ve ikramın ardından minik ellerine kınası yakıldı, el gülü takıldı. (Eğer hemen yemeye çalışmasaydı kınası biraz tutacaktı ama elini ağzına götürmekte ısrarlı çıkınca yıkamak zorunda kaldım.) Kına annemiz bir aile dostumuzdu ve oldukça heyecanlıydı. Aybilge için güzel dileklerde bulundu, hediyesini verdi :) Bir kasenin içine kardığımız kınadan isteyenler hemen ellerine yaktı, ardından hediyelerimiz dağıtıldı. Minik misafirler de pasta için sabırsızlanmaya başlayınca bol fotoğraf çekimi eşliğinde pastamız kesildi. Sonrası tam gaz kız kıza eğlence :))
İsim koyma töreni, 40 mevlüdü, Yarım yaş partisi, 6 ay kınası derken muhteşem ilk yılımımızı yarıladık. Şimdi sırada Diş buğdayı partisi var. Kaşınan dişler öyle söylüyor ;)
Sevgiler,
Ayolelut
Etiketler:
6 ay kınası,
anne,
aybilge,
bebek,
bebek kınası,
çocuk
4 Mayıs 2015 Pazartesi
Tavuk Suyuna Yıldız Şehriye Çorbası
Merhaba :)
Aybilge'ye her gün farklı bir menü hazırlamaya çalışıyorum. Ankara'ya geldiğimizden beri hafif bir grip hali mevcut olan bebeğime bugün -az ekşili- organik köy tavuğu suyuna şehriye çorbası pişirdim. E haydi o zaman gelsin tarif:
-2 su bardağı tavuk suyu,
-2 yemek kaşığı yıldız şehriye,
-Birkaç sap maydonoz
-1.5 tatlı kaşığı tam buğday unu,
-Çeyrek limon suyu
Kaynamaya başlayan tavuk suyuna; un ve limon suyu terbiyesi ve ardından şehriyeler eklenir. Şehriyeler yumuşayıp pişmeye başlayınca bir taşım kaynatılır. Maydonoz serpilip, ılımaya bırakılır. Bebişe afiyetle yedirilir.
Sevgiler,
Ayolelut
28 Nisan 2015 Salı
Sebzeli Mercimek Çorbası
Sebzeli Mercimek Çorbası
-1 havuç
-4-5 sap brokoli
-1 diş sarımsak
-1 yemek kaşığı kırmızı mercimek
-1 parça dereotu
-1/2 çay kaşığı kimyon
-2-3 damla zeytinyağı
-Ev yapımı et/tavuk suyu
Tüm sebzeler yıkandıktan sonra önce havuç, et suyunun içinde pişmeye bırakılır. Yumuşamaya başlamasının ardından brokoli ve mercimek eklenir. Sarımsak 4'e bölündükten yaklaşık 10 dk. sonra çorbaya eklenir. (Sarımsağın içinde bulunan allicin maddesi, kesildikten birkaç dakika sonra açığa çıkıyor. Allicin; antienflamatuar, antibakteriyel, antiviral özelliklere sahip) Dereotu ve kimyon ilave edilip, üzerine zeytinyağı gezdirdikten sonra birkaç dakika daha pişirilir. Blender yardımıyla çok az ezilir.
Ben ayrıca Aybilge'nin çorbalarına 7 tahıllı ek gıda ekliyorum. Hem kıvamı hem besleyiciliği artıyor. Afiyet olsun tüm bebişlere :)
Sevgiler,
Ayolelut
Aybilge'nin 7. ayı
"Merhaba ben annemin Ayçöreği, babamın Ayprensesi, ailenin en küçüğü Aybilge. Artık büyüyorum, 7. ayımı kendim anlatmak istedim. Bu ay annem ve babam diş çıkarırım diye her gün ağzıma baktılar ama bende tık yok. Ağlayıp, huzursuzlanınca 'Diştendir, diş çıkarıyor' deyip durdular. Yerlerde yuvarlandım, yuvarlana yuvarlana salonu keşfettim. Yanımda birileri olunca oyun halımda oynayıp, yalnız kalınca gitmedik yer bırakmadım. Annem kenara köşeye yastık dizdi hep. Herkes yürüteçte yürüteç dese de almayacakmış, beni doğal sürece bırakacakmış. Hala desteksiz oturamıyorum, renk renk yastıklara yaslanıyorum. Ek gıdalarla beraber mama sandalyesinin masasını da yiyorum :) Damaklarımı orada bir güzel kaşıyorum. Yeni yeni mamalar yapıyorlar bana. En çok yoğurdu seviyorum. Annem gibi sebzeci, babam gibi ekşiciyim. Bıraksalar bir bütün limonu hüpletirimde 'Pişik olursun bebişim' deyip alıyorlar elimden. Aaa makarna sosundan tattırdılar bana, o ne güzel şeymiş baharatlı baharatlı. Büyüklerin mamaları bir harika dostum :D
Annem yalnız kahvaltı yapmayı sevmez hiç. Katır kutur sütlü birşey yiyor zaten. Artık birlikte kahvaltı yapıyoruz diye pek mutlu. Yumurta sarısı ve peynir, yanına da elma-armut suyu, ohh mis :) Blw varmış birde; herkesle masaya oturdum. Ne istersem mıncıkladım, canım isteyince ağzıma götürdüm. Annem kaşıkla çorba yedirirken kaşığı elinden çekip kendim yemeye çalıştım. Uğraşıyorum kendimi beslemek için.
Oyuncaklarıma daha dikkatli baktım, salıncaktan sıkıldım. Değişik oyunlar oynadık annimle, babişimle. Tonton kitap serisine bayıldım. Sayfalara pat pat vurdum, yemeye çalıştım. 'Minik kitapkurdu' dediler bana. Gözüm odamdaki kitaplıkta zaten :)
Babamla kanguruyla markete, avm'ye gidip baba-kız takıldık. Annemle sinemaya gidip bebişlerle ve annişlerle kaynaştık. Çengelköy'ü, Kadıköy'ü, Bostancı'yı, Maltepe'yi gördüm. Bir sabah uyandım ki Ankara'ya gelmişiz. Büyükanneanne ve büyükdedeme ne oyunlar yaptım neler? :))
Annemin çocukluk arkadaşının kınasına, düğününe gittim. Orada alkış yapmayı öğrendim, ara sıra tel sarar yaptım. Pek bir eğlendim. 7 aylık oldum artık, gece de gezeyim azıcık. Değil mi ama?
Bebek kınası yapacaklarmış anneannemler. Bindallı diye kırmızılı, pullu bir kıyafet aldılar bana. Onu giyecekmişim. Bebek kınası aşağı, bebek kınası yukarı. Hep bunu konuşuyorlar. Bakalım annem daha neler neler yapacak? Yine anlatırım hiç merak etmeyin." diyor Aybilge'm.
Sevgiler,
Ayolelut
Etiketler:
6 ay kınası,
aile,
ankara,
annelik,
anneyim,
ay dönümü,
aybilge,
aybilgemle hayat,
aykızım,
bebeğim büyürken,
bebeklehayat,
bindallı,
çocuk,
seyahat,
yaşam
27 Nisan 2015 Pazartesi
Bebekle Kına - Düğün
Çok ama çok bal bir vesileyle Ankara'ya geldik birkaç gün önce. Çocukluk arkadaşım canım Burcu'mun düğünü için ☺ Sürpriz yapıp kına gecesinde karşısına çıkacaktık ama instagram paylaşımlarından yakalandık.
Aybilge bebeğimle uyku rutinlerimiz şimdiye değin hiç bozulmadığından (evet, akşam gezmelerine nadiren gidiyoruz. Misafirleri 20.30 dan sonra ağırlıyoruz.) gece davetleri için bazı endişelerim vardı. Annem, anneannem, teyzem ve hatta kuzenim "Biz bebişe bakalım, sen git, eğlen" dedilerse de yapamadım. Aybilge'ye muhteşem ilk yılında yeni ilklerini yaşatmaya karar verdim 👍
Bebek arabamızı İstanbul'dan getirmediğim için önce bebişli komşumuzdan araba temin ettim (Teşekkürler komşucum) Aykuzu öğle uykusundayken yoğurt çorbasını pişirip kavanoza doldurdum, kaşığını, mama kabını ve meyvesini de hazırlayıp bir kenara koydum. Giyeceği kıyafeti, yedeklerini, çanta eksiklerini hazırlarken uyandı. Hemen bir emzirmenin ardından oyun halısına bırakıp, kuzenime emanet edip kuaför olayını halletmeye gittim. (Giderken nereye gittiğimi, hemen döneceğimi her zaman söylerim minik meleğime 😉) Saçım yapılırken aradığımda asayiş berkemaldi. (Gerçekten 1 kez aradım, 1500 kez aramıyorum artık) Eve dönünce çıkmak için epey zamanımız vardı. Biraz oynadık, öptüm, kokladım. Üzerimi giymeden tekrar emzirdim, altını değiştirip hazırlandım. Kıyafet ve ayakkabı seçerken eskisi gibi değil de, rahat eğilip doğrulabileceğim, bebekle ilgilenirken beni daraltmayacak, daha ufak topuklu parçalar seçtim. Sırt çantamla kombinimi tamamladım ve en son Aykızımın cicilerini giydirdim (Çıkmadan önce kusma ihtimaline karşı). Evde hızlıca bir tur atıp, çantayı kontrol edip taksiyi aradım. Artık hazırdık. (Annem hepimizden hızlı çıktı, işten gelip jet gibi hazırlandı 😀)
Salona gittiğimizde yerleşip etrafı şöyle bir taradım: Bebekle ilgilenebileceğim bir yer var mı? diye ve bulunca eğlence başladı 😉 Yemek yenene kadar uyudu Aybilge, daha sonra davullar, zurnalar, halaylar, kına yakma derken uyandı. Gelip gidip çorbasını yedirdim, anneannesi ilgilendi, ritm tuttu, eğlendi, emzirdim derken tekrar uyudu. Taa ki eve gelene kadar. Ağlarsa hemen döneriz diye düşünerek gittiğimiz kına gecesinden gece yarısı döndük.
Ertesi gün düğün saatinden önce anneannemizle programımız vardı. Günün büyük bir kısmını dışarıda geçirip, düğüne hazırlandık. Kına gecesinde zorlanmamanın rahatlığıyla püremizi, meyvemizi çantamıza koyup gittik. Canım Burcu'mun her an yanında olmak için düğünün ilk anından sonuna kadar salonda kaldık. Alt değiştirme ve emzirme için bu kez sanatçı odasını kullandık. Minnoşumun uykusu yüksek sesten dolayı (kına gecesindekinden epey fazlaydı) uzun soluklu olmasa da yormadı bizi. Yemekte masadaki salatalıkları ve limonları yedi, elinden alınınca ağladı, ağlarken fotoğrafı çekildi, gelin ve damatla selfie yaptı, kucak kucak gezdi. Çok sevildi, çok gülücük attı, iki alkış dolu günün sonunda alkış yapmayı öğrendi. (Ağlarken bile alkış yapıyor artık 😂) Bana iyi ki dedirtti. İyi ki. İyi ki var benim minik yavrum. Minicik bedeniyle her yere her şeye uyum sağlayan, bir başkasının kucağındayken benimle göz temasını kaybetmemeye çalışan, yorulunca başını boynuma gömen, mis kokulum...
İşte böyle geçti kına-düğün koşturmacamız. Hem sevdiklerimizin en mutlu günlerinde yanlarında olduk hem de bebekle hayata karışma konusunda yeni tecrübeler edindik. Ertesi sabah erkenden kalkıp lise arkadaşımla kahvaltıya gitmemizde başka bir post konusu olsun.✌
Sevgiler,
Ayolelut
Aybilge bebeğimle uyku rutinlerimiz şimdiye değin hiç bozulmadığından (evet, akşam gezmelerine nadiren gidiyoruz. Misafirleri 20.30 dan sonra ağırlıyoruz.) gece davetleri için bazı endişelerim vardı. Annem, anneannem, teyzem ve hatta kuzenim "Biz bebişe bakalım, sen git, eğlen" dedilerse de yapamadım. Aybilge'ye muhteşem ilk yılında yeni ilklerini yaşatmaya karar verdim 👍
Bebek arabamızı İstanbul'dan getirmediğim için önce bebişli komşumuzdan araba temin ettim (Teşekkürler komşucum) Aykuzu öğle uykusundayken yoğurt çorbasını pişirip kavanoza doldurdum, kaşığını, mama kabını ve meyvesini de hazırlayıp bir kenara koydum. Giyeceği kıyafeti, yedeklerini, çanta eksiklerini hazırlarken uyandı. Hemen bir emzirmenin ardından oyun halısına bırakıp, kuzenime emanet edip kuaför olayını halletmeye gittim. (Giderken nereye gittiğimi, hemen döneceğimi her zaman söylerim minik meleğime 😉) Saçım yapılırken aradığımda asayiş berkemaldi. (Gerçekten 1 kez aradım, 1500 kez aramıyorum artık) Eve dönünce çıkmak için epey zamanımız vardı. Biraz oynadık, öptüm, kokladım. Üzerimi giymeden tekrar emzirdim, altını değiştirip hazırlandım. Kıyafet ve ayakkabı seçerken eskisi gibi değil de, rahat eğilip doğrulabileceğim, bebekle ilgilenirken beni daraltmayacak, daha ufak topuklu parçalar seçtim. Sırt çantamla kombinimi tamamladım ve en son Aykızımın cicilerini giydirdim (Çıkmadan önce kusma ihtimaline karşı). Evde hızlıca bir tur atıp, çantayı kontrol edip taksiyi aradım. Artık hazırdık. (Annem hepimizden hızlı çıktı, işten gelip jet gibi hazırlandı 😀)
Salona gittiğimizde yerleşip etrafı şöyle bir taradım: Bebekle ilgilenebileceğim bir yer var mı? diye ve bulunca eğlence başladı 😉 Yemek yenene kadar uyudu Aybilge, daha sonra davullar, zurnalar, halaylar, kına yakma derken uyandı. Gelip gidip çorbasını yedirdim, anneannesi ilgilendi, ritm tuttu, eğlendi, emzirdim derken tekrar uyudu. Taa ki eve gelene kadar. Ağlarsa hemen döneriz diye düşünerek gittiğimiz kına gecesinden gece yarısı döndük.
Ertesi gün düğün saatinden önce anneannemizle programımız vardı. Günün büyük bir kısmını dışarıda geçirip, düğüne hazırlandık. Kına gecesinde zorlanmamanın rahatlığıyla püremizi, meyvemizi çantamıza koyup gittik. Canım Burcu'mun her an yanında olmak için düğünün ilk anından sonuna kadar salonda kaldık. Alt değiştirme ve emzirme için bu kez sanatçı odasını kullandık. Minnoşumun uykusu yüksek sesten dolayı (kına gecesindekinden epey fazlaydı) uzun soluklu olmasa da yormadı bizi. Yemekte masadaki salatalıkları ve limonları yedi, elinden alınınca ağladı, ağlarken fotoğrafı çekildi, gelin ve damatla selfie yaptı, kucak kucak gezdi. Çok sevildi, çok gülücük attı, iki alkış dolu günün sonunda alkış yapmayı öğrendi. (Ağlarken bile alkış yapıyor artık 😂) Bana iyi ki dedirtti. İyi ki. İyi ki var benim minik yavrum. Minicik bedeniyle her yere her şeye uyum sağlayan, bir başkasının kucağındayken benimle göz temasını kaybetmemeye çalışan, yorulunca başını boynuma gömen, mis kokulum...
İşte böyle geçti kına-düğün koşturmacamız. Hem sevdiklerimizin en mutlu günlerinde yanlarında olduk hem de bebekle hayata karışma konusunda yeni tecrübeler edindik. Ertesi sabah erkenden kalkıp lise arkadaşımla kahvaltıya gitmemizde başka bir post konusu olsun.✌
Sevgiler,
Ayolelut
15 Nisan 2015 Çarşamba
Tereyağ ile yoğurt mayalama
Oldum olası sevmişimdir ev yoğurdunu. Hafif ekşi tadı, kokusu ve anne eli değmiş tadıyla bir numaradır. Lakin pastörize süt ile yapılanı bu saydığım özelliklerin hiçbirine sahip olmuyor. Doğum öncesinde çalışan bir kadın olduğumdan mahalleye sütçü geliyor mu? Geliyorsa hangi gün geliyor? Litresini ne kadara satıyor? hiçbir fikrim yoktu. Gel zaman git zaman Aybilge'nin ek gıdaya geçişi yaklaşınca bende araştırdım, sık sık camdan baktım, eli tencereli teyzelerin nereye gittiğini takip ettim :) komşulara sordum derken sütü kapımıza kadar getiren bir sütçü buldum. Her hafta litrelerce alıp yoğurdumu (ve hatta peynirimi) kendim yapmaya başladım. Sütün eve yayılan kokusu, kaynar kaynamaz birer bardak içilmesi öyle güzel bir dalga yaydı ki etrafa. E bu da bonusumuz oldu.
Aybilge'ye günlük (bazen üç günlük) mayaladığım yoğurdun her seferinde daha lezzetli olması için değişik değişik taktikler aldım, denedim. (Mayanın içine şeker atma, borcam'da mayalama, fırında uyutma vs.) Eşim de ben de pek bir fark göremedik. Bir de tereyağ ile mayalamayı deneyeyim dedim. İyi ki de demişim. Çünkü hem kıvamı, tadı bambaşka oldu. Hem de daha pratik. Maya olarak kullanacağım yoğurdu çırpma, süt ile ılıtma işlemlerinin hiçbirini yapmadan dolaptan çıkardığım tereyağı (eritmeden) süte ekleyip, karıştırıp yoğurdumu uyuttum. (1 litre süte 1 tatlı kaşığı ölçüsünü baz alıp) Bu kavanozu deneme amaçlı yapmıştım. Önümüzdeki hafta sütün tamamını tereyağ ile mayalayacağım. Kavanozun üzerinde oluşan tereyağ tabakasını da yine maya olarak kullanacağım. Denemek isteyenlere afiyet olsun.
Sevgiler,
Ayolelut
Aybilge'ye günlük (bazen üç günlük) mayaladığım yoğurdun her seferinde daha lezzetli olması için değişik değişik taktikler aldım, denedim. (Mayanın içine şeker atma, borcam'da mayalama, fırında uyutma vs.) Eşim de ben de pek bir fark göremedik. Bir de tereyağ ile mayalamayı deneyeyim dedim. İyi ki de demişim. Çünkü hem kıvamı, tadı bambaşka oldu. Hem de daha pratik. Maya olarak kullanacağım yoğurdu çırpma, süt ile ılıtma işlemlerinin hiçbirini yapmadan dolaptan çıkardığım tereyağı (eritmeden) süte ekleyip, karıştırıp yoğurdumu uyuttum. (1 litre süte 1 tatlı kaşığı ölçüsünü baz alıp) Bu kavanozu deneme amaçlı yapmıştım. Önümüzdeki hafta sütün tamamını tereyağ ile mayalayacağım. Kavanozun üzerinde oluşan tereyağ tabakasını da yine maya olarak kullanacağım. Denemek isteyenlere afiyet olsun.
Sevgiler,
Ayolelut
Etiketler:
anne bebek,
bebeğim,
ek besin,
ek gıda,
ev yapımı yoğurt,
ev yoğurdu,
maya,
mutfak,
taze,
tereyağ,
tereyağ ile yoğurt mayalama,
yoğurt
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)












